Hemen hemen hergün ölümlü ya da uzuv kayıplı iş kazası haberlerine gazetelerde ve sosyal medyada rastlıyoruz.Haberi izliyor, dinliyor veya okuyup geçiyoruz. Oysaki kazanın arkasında gözü yaşlı belki de bakıma muhtaç bir ailekaldığının maalesef ki farkına varmıyoruz. O aile yanı başınızda; tanıdığınız da olabilir. Şimdi gözünüzü kapatın. 3kardeşsiniz okula gidiyorsunuz. Babanız inşaatta yapılmayan korkuluklar yüzünden ya da bakımsız asansör yüzünden düşüp öldü. Ölene üzülmenin yanında bir anda gelecek kaygısı ekmek mücadelesi başlayacaktır. Okulu bıraktığınızı düşünsenize. Hani doktor, mühendis olacaktınız. Ama ailenin en büyüğü olarak sizin artık çalışmanız gerekli!.. Ne oldu? Gözünüz yaşlandı bir anda o dehşeti yaşadınız değil mi?
Bu yüzden İsg tedbirlerinin uygulanması herkesin ödevidir. Mesleğimizin hayat kurtardığını toplumu oluşturan ailelerin bütünselliğini koruduğunu asla unutmayınız. Kutsal bir meslek icra ediyorsunuz!..
Mevlâna ne güzel söylemiş ''Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.'' Eğer parasal kaygılardan ve hırslarınızdan dolayı isg'yi gereksiz gören işverenseniz, işimden olma kaygısıyla veya önemsemeyen umursamaz tavrınasahip isg profesyoneliyseniz unutmayın benzer şeyleri sizler de yaşayabilirsiniz. O annesiz babasız kalan çocukların gözyaşları sizin vicdanınızı dağlamıyorsa insan olamamışsınız demektir. Tolstoy ne güzel demiş “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.” Herkesin çalışanlarımızı kendi ailesinden birisi gibi görmesi gerekir.
İsg yasal düzenlemeler yerine getirilsin diye yoktur. İsg gerekliliktir yaşam biçimidir ve en temel insan haklarından biridir.
Dergimizin bu sayısını da keyifle okuyacağınıza inanıyor bir sonraki sayımızı sabırsızlıkla bekleyeceğinizi umuyoruz.
Saygılarımızla
İSG Gelişim Dergisi

